Orta yaşlı gönülçelenin dosdoğruluğu ne özgüvenden gelir ne de kibirden; ölüme giderek daha fazla yaklaşmanın acıklı farkındalığından doğan ümitsizliğin sabırsızlığıdır bunun kaynağı.
Fanteziler, bir gerçekliği mahvetmeksizin diğerinde yaşamamıza olanak sağlar. Fantezi kurmak, önemsediğimiz insanları itkilerimizin sorumsuzluğundan ve korkutucu yabancılığından korur.
Seks arzusunu harekete geçiren, yakınlık kurma isteğidir. Dolayısıyla bu arzu önceden arada bir mesafe olmasını gerektirir. Bu mesafeyi kapatmayı çalışmak da insana daima başka türlü bir haz ve ferahlık verir.
Kabul görme gereksinimi asla peşimizi bırakmaz. Sadece zayıflar ve yetersizlerle sınırlı bir lanet değildir bu. Güvensizlik pekala yetersizliğe mahsus bir işaret de olabilir.Başka insanları çantada keklik sayma aymazlığına düşmediğimiz, hala işler hakikaten kötü gidebilirdi diye düşünecek kadar gerçekçi olduğumuz ve önemseyecek kadar kendinimizi verdiğimiz anlamına gelir.
Ebeveynlerin sevgisi ve anlayışı yeterli olsa, insan yerinde sayar ve zamanla soyu tükenirdi. Türün hayatta kalması, çocukların nihayetinde bundan bıkmasına dayanır; daha tatmin edici sevgi ve heyecan kaynakları bulma umuduyla dünyaya atılmalarına bağlıdır.