Ya Resulullah! Hepimiz oruçluya iftar ettirecek bir yiyeceğe sahip değiliz ki dediler."
Ashab-ı kiramın halini düşünelim, o devri düşünelim, mahrumiyetleri düşünelim, fukara-i sâbirin, o mübarek ahiret ehli insanları düşünelim. Allah şefaatlerine erdirsin, Paraları yok, yerleri yurtları yok, giyimleri yok, koyun postlarına bürünmüşler, aşk ile sevk ile Resûlullah'ın etrafına toplanmışlar; dünyayı gözleri görmüyor, karınları içine çökmüş fukara insanlar. Kimisi mescide sığınmış: Ashab-ı Suffa. Herkes zengin değil, onun için bazı kimseler: "Ya Resulallah! Hepimiz oruçluya iftar ettirecek bir yiyeceğe sahip değiliz ki..." dediler.
Özenmişler, imrenmişler; "Bizim de paramız olsa biz de ziyafet çeksek, ama yok..." diye sormuşlar. Allah fakirleri mahrum bırakır mı? Peygamber Efendimiz onları müjdeliyor:
"Allah bu sevabı, bir oruçluya bir hurma ikram eden ve yahut bir içim su veren veya bir tadımlık süt ikram eden kimseye de verir." diyor.