"Beraber yaşadığımız insanların davranışlarından Allah'a sığınırım. Onların içinde ne ilme yeni başlayanların örnek alacağı yüksek himmet sahibi birini, ne de zahidane bir hayat sürmek isteyenin faydalanacağı takva ehli birini görmüyoruz. Allah için siz, mutlaka eski âlimlerin hayat tarzlarını dikkate alın, eserlerini, hatırat ve menkıbelerini okuyun çünkü onların kitaplarını çokça okumak, onlarla beraber olmak gibidir."
"Güzel nitelikler riyazet (nefs terbiyesi) yoluyla kazanılabilir. Yani, kişi başlangıçta bu niteliklerden sadır olan fiilleri kendini zorlayarak yapar; zamanla bu fiiller tabiatına yerleşir ve huy hâline gelir. Bu, kalp ile beden (ya da nefis ile organlar) arasındaki hayret verici karşılıklı etkileşimi gösterir zira kalpte beliren her sıfatın etkisi organlara taşar; organlar o sıfata uygun biçimde hareket eder. Aynı şekilde organlardan sadır olan her davranışın da kalbe bir yansıması olur. Bu ilişki, döngüseldir. Bunu şu örnekle anlayabilirsin: Bir kimse yazı yazmada ustalaşmak, yazının güzelliğini doğal bir yetenek hâline getirmek isterse, bunu elde etmenin tek yolu, elini hattat gibi kullanmak, güzel yazıya ısrarla alıştırmaktır. Yani başlangıçta usta bir hattatı taklit eder; onun yaptığı gibi yazmaya kendini zorlar. Zamanla bu fiil, ruhta yerleşik bir meleke hâline gelir ve artık kişi doğal olarak güzel yazar. Başlangıçta taklit olan şey, nihayetinde tabiat olur.
Aynı şekilde, bir kimse fakih (derin anlayış sahibi) bir kimse olmak isterse, sürekli fıkıh tekrar etmeli, fakihlerin yaptığı işleri işlemelidir. Bu süreklilik sayesinde kalbinde fıkıh meselesi doğar ve fıkıh onun tabiatı hâline gelir. Yine kim cömert, iffetli, yumuşak huylu veya tevazu sahibi olmak isterse, bu kimselerin davranışlarını kendini zorlayarak işlemelidir ki, sonunda bu huylar doğal bir karakter hâline gelsin."
"Kim benden sonra unutulmuş olan bir sünnetimi ihyâ ederse, onunla amel edenlerin kazandığı sevap kadar sevap kazanır; üstelik onların sevabından da hiçbir şey eksilmez ama kim Allah ve Resûlü'nün razı olmadığı bir bid'at ihdas ederse, onunla amel edenlerin günahı kadar bir günah yüklenir; insanların günahından da hiçbir şey eksilmez."