GIRIS
Kitap, yazarın kendi yaşadığı bir sorunu anlattığı bir hikayeden ibaret.
OZET
Küçükken "Stardgart" diye bir hastalığa yakalanan Mafalda, zamanla görme yitisini
yitirmeye başlar. Bu süreçte tamamen kör olmadan önce defterine yazdığı "Çok sevdiğim
ama artık yapamadığım şeyler" dediği şeyleri yapmaya başlar. En sonunda okulunun
bahçesindeki çok sevdiği kiraz ağacında yaşamaya karar verir.
EN COK NE HISSETTIM?
Küçük bir yaşta böyle bir hastalığa yakalanması çok üzücü ve adaletsiz. Bu durumun
getirdiği üzüntüyü ve öfkeyi içinde biriktirmeye başlıyor. Bir süre sonra da patlama
noktasına geliyor. Hayal dünyası çok geniş olan ama artık göremeyecek olan Mafalda'ya
gerçekten çok üzüldüm. Görme yetisinin ne kadar kötüleştiğini görebilmek için okuldaki
kiraz ağacıyla arasındaki mesafeyi okula her gittiğinde ölçmesi ve mesafenin her ölçümde
azalması da aslında zamanının daraldığını gösteriyor. Yani her bir ölçüm, sona bir adım
daha yaklaşmış olmak demek. Kiraz ağacı ile Mafalda'nın arasındaki mesafe fiziksel
olmaktan çok soyut bir durum. Bir simge.
YAZAR NE ANLATMAK ISTEDI?
Bu hikayenin yazarın kendi yaşadıkları olduğunu zaten söylemiştim. Bir ders verme amacı
yok gibi. Daha çok o zamanlar hissettiklerini anlatmak istemiş. Ve belki de yakında kendisi gibi
olacak başka Stardgart hastalarına da umut olmayı amaçladı. Bu gayet mümkün. Kitapta
bir kısımda şöyle bir cümle geçiyor: "Elveda' dedi tilki. 'Ve işte sırrım: Bu çok basit.
İnsan gerçekleri sadece kalbiyle görebilir. Gerçekte önemli olanı gözler göremez.'"