Alışkanlıklarımız bizi başka türlü şeylerden öyle uzak tutar ki, bu başka şeylerin, başka biçimlerin ve başka alışkanlıkların öz nitelikleriyle ilgilenmek için içimizde en küçük bir arzu duymayız. Bunun nedeni elbette yalnızca alışkanlıklarımız değildir. Bizim, bizim değişime olan engelimiz, biraz da bencilliğimizden, boş vermişliğimizden gelir. Ah ah, yerimizden kalkmayı beceremeyiz. Kalkıp pencereyi kapatmamayı üşümek pahasına tercih ederiz, at arabalarının altında kalmayı, yoldan çekilmektense... Sonra her yere, olmaz ya, kalkıp da bir kere bir yere gitmeye karar verdiysek, en kısa yoldan gitmek isteriz, isterse öbür yolda güzellik bayram ediyor olsun, en güzel su cennetleri yada zenginlikler ayaklarımızın altına serilsin. Bize uygun gelen, alıştığımız, gönül indirdiğimiz ve bizi yormayacak yollardır.