Tabiata karşı işlenen bir suçun öcü insan adaletinden daha zorlu oluyor. Hatta mahkeme, idam, tabiatın verdiği cezayı hafifletir ; umutsuzluk anlarında bu, suçlunun ruhuna bir kurtuluş çaresi gibi gelir.
Falanca filancanın işlediği suçun değil, bütün bunları kanıksamış olmamızın korkusunu duymak zorundayız. Böyle davranışlara hiç de parlak olmayan bir yarına götüren bugünün bu çeşit olaylarına karşı kayıtsızlığımızın, onları hafiften anlamamızın sebeplerini nerede aramalı? Henüz pek genç olduğu halde hayal kurma gücünü yitirmeye yüz tutmuş toplumumuzda mı? Temellerine kadar sarsılmış ahlak kurallarınızda mı, yoksa böyle ahlak kurallarına belki de hiç sahip olmayışımızda mı?