Altın Irk: Akyarı'ya Veda (Birinci Kısım) 1. Baskı Haziran / e-kitap olarak da mevcuttur. İkinci kitap Altın Irk: Batının Yolcuları yeni çıktı, şu an için sadece play store'da mevcut.
Ağaca gidip teşekkür etti, kucakladı Eovil gibi. Dönüverdi sonra arkasını ağaca. Ağacı arkasında bırakınca duymasın mı şunları! Al kondurdu İnfir’in suratına.
‘Hişşt! Kısa saçlı; bir bakar mısın, saçağımdan almaz mısın? Gönlümden koptu, haydi, alsana alsana, şu körpecik dalıma bir yanaşsana; başına taç yapmaz mısın?’
Sesi soluğu çıkmıyor hiçbir eşyanın, mühürlenmiş sanki ağzı dört duvarın. Tembihlenmiş gibi sessizce beklemedeydi hepsi Yumurta Tepe’de, yolunu gözlerken bahçıvanın.
‘Çiçeklere dikkat edin, ezmeyin hiçbirini!’ dedi süvari başı, inmeden gürbüz kara atından.
Söylediğine kendi de şaşırdı. Çaktırmadan süzdü midillisinde sessizce oturan ihtiyarı.
‘Sanki iyi yanlarımı ortaya çıkardın. Merak ettim sevilesi yaşlı adamı, bunu nasıl başardın?’
Uzun bir yolculuk olacak benimkisi, gidip de dönmemek var geri. Aklım onda kalacak. Bir yarım orada dururken, elim kılıcı gevşek mi tutacak? Aklın, bedenin bütün olsun, sonra karanlıkta kaybolursun. Bulamazsan yolunu Suçiçeği Einar’ı kim kurtaracak? Ölüm ensende, adım adım peşinde. Gündüz gece uyumazken, en küçük hatanda bitecek dibinde.