Yaşamaktan baş döndürücü bir haz falan almıyordu gerçi ama küçük ve yumuşak adımlarla yürüyebiliyordu, insan bazen yürüyemez, biliyor muydunuz?Yağmur ve ümit mi geliyordu peşi sıra?
Yürürken biri olmama özgürlüğünü yakalarız, çünkü yürüyen bedenin tarihi yoktur, o sadece hareket halindeki kadim yaşamdır. İşte biz, iki ayağı üstünde hareket eden, büyük ağaçlar arasındaki katıksız güç ve haykırıştan ibaret bir hayvanız.
Katedip ardınızda bıraktığınız mecburi yollar sizin için tek gecelik yataklar ,tek seferlik yemekhanelerdir.ve buraların sakinleri de hayalettir; kalıcı meskeniniz sadece manzaradır.