"Yine söylemek gerekir ki vesveseler üzerine hücum etse ve sana uyku bile uyutmasa da korkma ve dert etme bu senin iman sahibi olduğuna işarettir. Hırsız boş eve girmez."
Sert bir çıkışla, "Meksika'ya gelmeye karar verdiğin an, ufak tefek kuruntularının tümünü ardında bırakmalıydın." de di. "Buraya gelme kararın, yok etmeliydi onları. Gelmek iste diğin için geldin sen. Böyle yapar bi savaşçı da ... Söyleye söyleye dilimde tüy bitti; en etkin yaşam biçimi, bi savaşçı nınkidir. Karar vermeden önce iyice düşün, üzül; ama, kara rını verdikten sonra, kov aklından tasayı, düşünceyi ve öyle ilerle. Çünkü verilecek daha milyonlarca karar beklemektedir seni. Böyledir bi savaşçının yöntemi." "Sanırım ben de öyle yapmaktaydım, don Juan, hiç ol mazsa ara sıra. Ne var ki, bunu sürekli olarak anımsamak zor oluyor." "Kararsızlık içindeyken, ölümü düşünür bi savaşçı." "En zoru da bu ya, don Juan. Çoğu kimse ölümü uzak görür, düşünmez. Aklımıza bile getirmeyiz onu." "Neden?" "Ne diye getirelim?" Don Juan, "Ne diye olacak!" diye sürdürdü. "Çünkü ru humuzu tavlayan, çelikleştiren, yalnız, ölüm düşüncesidir."
Sayfa 58 - Don Juan, Carlos Castaneda·Kitabı okudu
"Bu görme nasıl bir şey, don Juan?" "Bunu bilmek için görmen gerek. Ben anlatamam ki!" "Bilmem gereken bir giz mi yani?" "Değil. Tanımlayabilmem olanaksız da ... " "Neden?" "Bir anlam çıkartamazsın." "Dene bir kez, don Juan. Ola ki çıkartırım bir anlam." "Olmaz. Kendin yapmalısın bunu. Bir öğren bak, dünyadaki her şeyi bambaşka bi biçimde göreceksin." "Yani, don Juan, sen artık dünyayı olağan biçimde gör müyor musun?" "Hem öyle görüyorum, hem de öbür türlü. Dünyaya bak mak istediğimde, senin gördüğün gibi görürüm onu. Sonra görmek isteyince, kendi bildiğim o değişik biçimde bakarım ve sezerim dünyayı."
Hedef bu ama biraz az biraz çok olabilir. On kitap bir yıl için oldukça az ama başka uğraşlarınız da varsa sanat gibi - ki oldukça zaman ayrılması gerekiyor- bu kadarını okumak bile bir teselli oluyor. Gönül fazlasını dilese de...