Hayatı seviyor musun?
-Öyleyse zamanı çarçur etme, çünkü hayat ondan ibarettir.
Sen zamanını boşa harcarsan gün gelir zaman seni harcar!
En ağır silleleri vursa da kader,
Ezilir belki ama eğilmez başım.
(JACK LONDON)
Geri döndü, çantayı masaya koydu. "Bunu kimseye göstermedim." Parmakları kayışları açmaya çalışıyordu. "Anneme de, EIlsworth Toohey'e de ... Sen bana söyle, bunda hiçbir..." Roark'a yaptığı resimlerden birkaçını uzattı. Roark önce birine, sonra diğerlerine baktı. Gerektiğinden uzun süre bakıyordu her birine.
Gözlerini kaldırabilecek kadar kendine hâkim olduğunda, Keating'in söyleyemediği kelimeye cevap olarak başını iki yana salladı. "Çok geç, Peter," dedi yavaşça. Keating başıyla evetledi. "Herhalde... ben de biliyordum." Keating gidince, Roark kapının kanadına dayandı, gözlerini yumdu. İçindeki acıma duygusu midesini bulandırıyordu. Bunu daha önce hiç hissetmemişti. Henry Cameron ayaklarının dibine yıkıldığı zaman da, Steven Mallory kendini yatağa atıp hıçkırdığı zaman da. O dakikalar temiz dakikalardı. Oysa bu, tam acımaydı. Değeri ve umudu olmayan bir insanı görmek, sonun geldiği duygusu, çaresi olmaması. Utanç vardı bu duyguda. Bir insan hakkında böyle bir yargıya vardığı için, kendinden utanıyordu. Hiç saygı içermeyen bir duygu hissettiği için. Acıma bu, diye düşündü; sonra başını şaşkınlıkla kaldırdı. Bu kadar canavarca bir duygunun iyilik ve sevap sayılabilmesi için bu dünyada müthiş bir terslik olması gerektiğini düşünüyordu.
başarısızlıklara çok üzüldüğüm için değil ... Neden böyle aşağıya kaydığımı anlayamadığım için ...
En tepeden ...
Hiç neden yokken ..."
"Eh, Peter, onu düşünmek çok korku verici bir şey olabilir. Açıklanamayan şeyler her zaman korkunçtur. Ama öyle bir korkuyla karşılaşmamak için yapabileceğin bir şey var. Bir an durup kendine, benim en tepede bulunmam için herhangi bir neden var mıydı, diye sormak
Seni seviyorum, Dominique. Seni o kadar çok seviyorum ki, benim için hiçbir şeyin önemi kalmıyor. Senin bile. Bunu anlaya biliyor musun? Yalnız kendi sevgim önemli, senin cevabın değil.
Acı çekme mi? Bunu belli ettiğimin farkında değildim." "Belli etmediniz.
Ben de bunu demek istiyorum.
Mutlu bir insan, acıya karşı asla bu kadar bağışık olamaz