Zihnin toplanması, bir paragrafın hararetle okunması, çalışmaların birkaç satır ilerletilmesi, bir pasajın kopyalanması, okumaları ve notların içindekiler tablosunun güncellenmesi, beş veya on dakikada yapılabilecek çok kolay şeylerdir.
Bu yüzden, zamanı nasıl kullanacağını bilen zamanın asla tükenmediğini söylemekte haklı değil miyiz? Yapmaları gereken işleri yapmak için en az zamana sahip oldukları halde, bu insanlarda da bunların olması gerçeği ne kadar adildir? Çünkü çalışmak için zamanın olmamasından şikayet etmek, çalışıp çabalamaktan korkulduğunu ve nefret edildiğini kabul etmektir.