Hayatı seviyor musun?
-Öyleyse zamanı çarçur etme, çünkü hayat ondan ibarettir.
Sen zamanını boşa harcarsan gün gelir zaman seni harcar!
En ağır silleleri vursa da kader,
Ezilir belki ama eğilmez başım.
(JACK LONDON)
Daha ondan okudukları ilk sayfada, tüm sayfalarını okuyacaklarından ve her sözü dinleyeceklerinden emin olan okurlarındanım ben Schopenhauer’ın. Ona hemen güvenmiştim ve şimdi de dokuz yıl önceki gibi güveniyorum. Sanki benim için yazmış gibi anladım onu.
Sayfa 10 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Ve bugün, kendisiyle gurur duyduğum bir öğretmeni ve bir terbiye ustasını, Arthur Schopenhauer'i anmak istiyorum - daha sonra başkalarını da anmak üzere.
Sayfa 5 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Özgürlüğe ulaşmayı deneyeceğim, der genç ruh kendi kendine; oysa, tesadüfen iki ulusun birbirlerinden nefret ediyor ve birbirleriyle savaşıyor oluşları, ya da iki kıtanın arasında bir denizin varlığı, ya da dört bir yanda, birkaç bin yıl önce var olmayan bir dinin öğretiliyor oluşu engelleyecektir onu. Bunların hiçbirisi kendin değilsin der, kendine. Hiç kimse kuramaz sana, tam da yaşam ırmağının üstünden geçmesi gereken köprüyü, senden başka hiç kimse. Gerçi sayısız yol ve köprü vardır, sayısız yarı tanrı vardır, seni ırmağın öte yakasına taşımak isteyen; ama seni isterler bunun bedeli olarak; kendini verecek ve yitireceksindir. Tek bir yol vardır dünyada, senden başka kimsenin gidemeyeceği: Nereye mi götürür bu yol? Sorma, yürü o yolu.
Kimdi şu cümleyi söyleyen: "Bir adam, yolunun onu nereye götürdüğünü bilemediği zamanlardakinden daha fazla yücelemez asla?
Sayfa 4 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Büyük düşünür, insanları aşağıladığında onların tembelliğini aşağılamaktadır: çünkü bu tembellik yüzünden birer seri imalat ürünü, önemsiz, ilişki kurmaya ve eğitilmeye değmez olarak görünmektedirler. Kitleye dâhil olmak istemeyen insanın yapması gereken tek şey, kendine razı olmayı bırakmaktır; kendisine seslenen vicdanını dinlemelidir: ‘’Kendin ol! Şimdi yaptığın, düşündüğün ve arzuladığın şeylerin hiçbirisi sen değilsin.’’
Sayfa 2 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Sayısız ülkeler ve halklar görmüş, birden fazla kıtada bulunmuş o seyyah, kendisine insanların her yerde karşısına çıkan özelliğinin hangisi olduğu sorulduğunda, tembelliğe eğilimleri var, demişti. Kimileri, insanların tümünün de korkak olduklarını söyleseydi daha doğru ve geçerli bir şey söylemiş olurdu, diye düşüneceklerdir. Insanlar törelerin ve kapıların ardına saklanıyorlar. Aslında her insan çok iyi bilir ki: Dünyaya yalnızca bir defalığına, tek örnek olarak gelmiştir ve bu kadar şaşırtıcı renklilikteki birçok şeyi, kendisindeki gibi tek bir şey halinde bir araya getiren bir o kadar da tuhaf rastlantı, ikinci bir kez gerçekleşmeyecektir: Bilir ama bir vicdan rahatsızlığı gibi gizler bunu - niçin? Geleneğe uyulmasını isteyen ve kendisini de gelenekle gizleyen komşusundan duyduğu korku yüzünden. Bireyi komşusundan korkmaya, sürü gibi düşünüp davranmaya ve kendisini olduğu gibi yaşamamaya iten nedir? Ender rastlanan birkaç kişide, utangaçlıktır belki. Genel çoğunlukta ise, rahatına düşkünlüktür, üşengeçliktir, kısacası seyyahın sözünü ettiği tembellik eğilimidir.
Seyyahın hakkı var: Insanlar korkak olduklarından daha fazla tembeller ve özellikle de, mutlak bir dürüstlüğün ve çıplaklığın kendilerine yükleyeceği zorluklardan korkarlar en çok
Sayfa 1 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu