Selman Akalan

Selman Akalan
@Sesosaaa
Hayatı seviyor musun? -Öyleyse zamanı çarçur etme, çünkü hayat ondan ibarettir. Sen zamanını boşa harcarsan gün gelir zaman seni harcar! En ağır silleleri vursa da kader, Ezilir belki ama eğilmez başım. (JACK LONDON)
Dehanın ortaya çıkışı. – Özgürleşmek için çareler arayan bir tutsağın zekâsı, en küçük bir avantajın bile en soğukkanlı ve uzun erimli bir biçimde kullanılması, doğanın dehayı – bu sözcüğün tüm mitolojik ve dinsel renginden arındırılarak anlaşılmasını rica ediyorum – ortaya çıkartmak için hangi fırsatlardan yararlandığını öğretebilir: doğa önce bir zindana kapatır onu ve onun özgürleşme hırsını, olağanüstü bir biçimde uyarır. – Ya da bir başka imge: Ormanda yolunu tamamen yitirmiş ama olağanüstü bir enerjiyle herhangi bir yönde dışarıya çıkmaya çalışan bir insan, bu arada hiç kimsenin bilmediği yeni bir yol keşfeder: özgünlükleri övülen dehalar böyle çıkarlar ortaya.
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Esprit fort. – Özgür tinli, geleneği yanına alan ve eylemleri için bir neden göstermeye gerek duymayan birisiyle karşılaştırıldığında her zaman zayıftır, hele ki eylemlerinde; çünkü çok sayıda güdü ve görüş açısı bilmektedir ve bu yüzden emin, idmanlı değildir.
Güçlü, iyi karakter. – Alışkanlık sonucu içgüdü haline gelmiş görüşlere bağlılık, karakter sağlamlığı denilen şeye yol açar. Bir kişi, az sayıda ama hep aynı güdülerle eylemde bulunuyorsa, eylemleri büyük bir enerjiye ulaşır; bu eylemler bağlı tinlilerin ilkeleriyle uyum içindeyseler kabul edilirler ve bu arada, onları yapan kişide vicdan rahatlığı duygusunu doğururlar. Az sayıdaki güdü, enerjik eylem ve vicdan rahatlığı, karakter sağlamlığı denilen şeyi oluşturur. Sağlam karakterli kişilerde, çok sayıda eylem olanağının ve doğrultusunun bilgisi yoktur; anlağı özgür değildir, bağlıdır
İnancın kökeni. – Bağlı tinli, nedenlerden değil alışkanlıktan alır tavrını; örneğin Hıristiyan’dır ama farklı dinleri kavrayıp da aralarından bir seçim yaptığı için değil; İngiliz’dir ama kararını İngiltere’den yana verdiği için değil, Hıristiyanlığı ve İngilizliği hazır bulmuştur önünde ve bir şarap ülkesinde doğan bir kişinin şarap içen birisi olması gibi, nedensiz kabul etmiştir onları. Daha sonra Hıristiyan ve İngiliz olduğunda, belki birkaç gerekçe de bulmuştur alışkanlığından yana; bu gerekçeler çürütülebilir ama böylelikle kendisi de tüm duruşuyla çürütülmüş olmaz. Örneğin bir bağlı tinli, iki eşliliğe karşı gerekçelerini ortaya koymaya zorlansın hele, o zaman tek eşliliğe yönelik kutsal coşkusunun gerekçelere mi yoksa alışkanlığa mı dayandığı görülecektir. Düşünsel ilkelere gerekçesiz alışmaya inanç deniliyor
bir yozlaşmanın, bir sakatlanmanın, hatta kötü bir alışkanlığın ve genel olarak bedensel ya da törel bir eksikliğin diğer yanda bir yarar sağlamayışı enderdir. Örneğin daha hastalıklı bir insan, belki de savaşçı ve huzursuz bir kabilenin ortasında, kendi başına kalmak ve böylelikle daha sakin ve daha bilge olmak için daha çok fırsat bulacaktır; tek gözlü birinin o tek gözü çok daha güçlü olacaktır, kör biri iç dünyasının daha derinlerine bakabilecek ve her halükârda daha iyi işitebilecektir.