Hayatı seviyor musun?
-Öyleyse zamanı çarçur etme, çünkü hayat ondan ibarettir.
Sen zamanını boşa harcarsan gün gelir zaman seni harcar!
En ağır silleleri vursa da kader,
Ezilir belki ama eğilmez başım.
(JACK LONDON)
Çok sayıda dil öğrenmek, belleği olgular ve düşünceler yerine sözcüklerle doldurur, oysa her insanda sadece sınırlı ölçüde içeriği alabilen bir haznedir bellek.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Yetenek. – Şimdiki gibi çok gelişmiş bir insanlıkta, herkes doğuştan birçok yeteneğe sahip oluyor. Herkesin doğuştan yeteneği var, ama çok az insanda onun gerçekten bir yetenek olacağı, yani neyse o olacağı, yani: onu yapıtlarında ve eylemlerinde boşaltacağı derecede sağlamlık, dayanıklılık ve enerji, doğuştan edinilmiş ve eğitilmiştir.
... her yetenek, öteki kuvvetlerin kanını ve enerjisini emen bir vampirdir ve abartılı bir üretim en yetenekli insanı bile deliliğin eşiğine getirebilir.
Bilme zevki. – Bilimsel araştırmacının ve filozofun unsuru olan bilme, neden zevkle bağlantılıdır?
Birincisi, her şeyden önce kişinin bu sırada kendi gücünün farkına varmasından, yani jimnastik egzersizlerinin, izleyici karşısında yapılmasalar da zevk vermeleriyle aynı nedenden ötürü.
İkincisi, bilgi süreci içinde eski düşünceler ve onların temsilcilerinin dışına çıkıldığı, galip gelindiği ya da en azından galip gelindiğine inanıldığı için.
Üçüncüsü, henüz küçük bir bilgiyle bile diğer herkesten daha üstün olduğumuzu ve bu konuda doğruyu bilen biricik kişi olduğumuzu hissettiğimiz için.
uygun adım yürümeyi öğrenen bir askerin başına gelen de budur; bir süre her zamankinden daha güvensiz ve çaresizdir çünkü kasları bir eski sisteme, bir yeni sisteme göre devinirler ve henüz sistemlerden birisi kesin üstünlüğünü kuramaz. Yalpalarız, ama bu yüzden korkuya kapılmamamız ve kendimizi yeni öğrendiğimize vermemiz gerekir. Ayrıca eskiye geri dönemeyiz, gemileri yakmışızdır; cesur olmak kalır bir tek geriye, sonuç şu ya da bu olsa da. – Hele bir adım atalım, yerimizden bir ayrılalım: belki de bu davranışımız zamanla ilerleme gibi görünür; öyle değilse de, Büyük Frederik’in sözü bizim için, hem de avuntu olsun diye söylenmiş olabilir:"Ah, azizim Salzer, şu ait olduğumuz lanetli ırkı yeterince tanımıyorsunuz."