Hayatı seviyor musun?
-Öyleyse zamanı çarçur etme, çünkü hayat ondan ibarettir.
Sen zamanını boşa harcarsan gün gelir zaman seni harcar!
En ağır silleleri vursa da kader,
Ezilir belki ama eğilmez başım.
(JACK LONDON)
Güzelliğin yavaş oku. – En soylu güzellik türü bir anda cezbeden, ateşli ve esrik edici saldırılar yapan değil (kolaylıkla tiksinti uyandırır böylesi), yavaş yavaş içe işleyen, insanın âdeta hiç fark etmeden beraberinde taşıdığı ve rüyasında yeniden karşısına çıkan, ama sonunda uzun süre alçakgönüllülük içinde yüreğimizde yattıktan sonra bizi tamamen ele geçiren, gözlerimizi yaşlarla, yüreğimizi özlemle doldurandır. – Güzelliğe bakarken neyi özleriz? Güzel olmayı: büyük mutluluğun bununla bağıntılı olması gerektiğini sanırız. – Oysa bir yanılgıdır bu.
Azizin ne olduğu değil, aziz-olmayanların gözünde ne anlam taşıdığıdır ona dünya-tarihsel değerini kazandıran. Onun hakkında yanılgıya düştüklerinden, onun ruhsal durumlarını yanlış yorumladıklarından ve onu kesinlikle kıyaslanamaz ve yabancı türden insanüstü bir şey olarak kendilerinden olabildiğince güçlü bir biçimde ayırdıklarından dolayıdır ki: tüm halkların, tüm çağların hayal gücüne hükmedebildiği olağanüstü gücünü elde etmiştir aziz. O kendini tanımamıştır; kendi ruh hallerinin, eğilimlerinin, eylemlerinin el yazısını, Kitab-ı Mukaddes’in pnömatik yorumu kadar abartılı ve yapay olan bir yorum sanatına göre okumuştur. Doğasındaki eciş bücüş ve hastalıklı yan, tinsel yoksulluk, vicdan rahatsızlığı, mahvedilmiş sağlık, aşırı gergin sinirlerle bir arada kendisinin de, onu seyredenlerin de bakışlarından gizlenmiştir. Özellikle iyi bir insan değildi, özellikle bilge bir insan hiç değildi: ama insani ölçülerde iyiliğin ve bilgeliğin ötesine uzanan bir şeyi imliyordu. Ona inanmak, tanrısal ve mucizevî olana, tüm varoluşun dinsel bir anlamına, gelecekteki bir kıyamet gününe duyulan inancı destekliyordu.
Hıristiyan halkların üzerinde ışıldayan bir kıyamet-güneşinin akşam parıltısında, azizin gölgesi müthiş büyümüştü, öyle bir yüksekliğe ulaşmıştı ki bu gölge, artık tanrıya inanmayan çağımızda bile, azizlere inanan yeterince düşünür bulunmaktadır hâlâ.