'aklıma kazınmış olan onun yokluğuydu. yok olmak, bir kez olan bir şey sanılır. değildir halbuki. öldü. ölümü bir andı. yokluğu sürekli. sonra... ne bileyim.
'bana bütün cümlelerin anlamsız geldiğini, bütün kelimelerin manasını yitirdiğini buna rağmen konuşup durduğumu, bu anlamsızlığın armağan edilmiş bir kargaşa olduğunu düşündüğümü size söylemiş miydim?