sena

Puan vermedi·159 syf.··
Beğendi
·
2021 16. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 23 Şubat 2021 11:03
'diriliş insanı : devrim' i aşarak diriliş çekirdeğini yeşertir o, hep yeniden doğuş adamıdır. ölüm onarıcısıdır. durumalış özdeğişimcisidir. vecd ve coşkunluk adamıdır. gurur öldürücüdür, alçakgönüllülük diriltici. kendini bir tohum olarak görür, bir muştu gibidir. uyanıklık işçisidir, 'gaflet mimarı' değil. dönüşsüz tövbenin eridir. her an yeni arza ayak basmışlık duygusunu, duyarlığını taşır. derinleşme bir tutkudur onda,bir saplantı değil. vecdiyle vahye gider. kitap üzerinden yaptığım bu alıntılar kitabın yalnızca küçük bir kısmını oluşturuyor. diriliş insanı, diriliş tohumunu ekerek önce diriliş toplumunu ve beraberinde diriliş uygarlığını biraraya getirecek, oluşturacak kişidir. bu yenileşme ve oluşum batı özenticiliği ve farklı ideolojilerin esareti altında değil, İslamiyet’in izi ve coşkusu altında, benlikten kopmayarak ve uygarlığı özgün yapılarla harmanlayarak meydana gelecektir. antikiteyi günümüzle iç içe ve ayrılmaz kılan bu eser, kendimizi tanımak ve anlamlandırmak adına bir katarsis oluşturacaktır. keyifli okumalar dilerim.
İnsanlığın DirilişiSezai Karakoç · Diriliş Yayınları · 20238,1bin okunma
Reklam
Puan vermedi·198 syf.··
Beğendi
·
2020 57. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 27 Ağustos 2020 21:35
lütfen sabırla okuyun ') Şule Gürbüz' de kendime ait çok şey buldum. ruh aynı ama derinlik ve kuşatıcılıkta bir başka noktada, ruh aynı ama daha kavrulmuş, daha uzaklara gitmiş, daha çok şey görmüş, daha çok şey duymuş.keyifli okumalar') 'kendimi kabullenmekte zorlanmadım ama başka da hiçbir şeyi, hiç kimseyi kabullenemedim. başka bir şeye ait en ufak kabulüm kendi reddim olacaktı. hesabı buna devirmedim. kendimi de hesaplayamadım. sıkıntımı engin ve derin zannederdim. bir zaman sonra baktım ki sıkıntım dünyayı kuşatacak ve başka herkesi de sıkacak genişlikte değil. dünya o zaman başıma yıkıldı. çünkü bazı başka sıkılanların sıkıntısı ve bunu dile getirişleri benim sıkıntımı tanımlıyor onu anlamlı ve önemli hale getiriyordu. o zaman benimkinin sıkıntıdan çok bir darlık, benim halimin de bu darlıkta sıkışma olduğunu anladım. dünya diye dar bir yere girdiğimi düşündüm. bunu anlamak beni o kadar daralttı ki bu darlıkta artık ne bedenim ne varsa ruhum soluk alıp kıpırdayacak bir yer bulamadı. soluksuz kaldım. kendime uzun uzun baktım. başkalarına uzun uzun baktım. uzun uzadıya bakacak uzunlukta ve genişlikte fazla bir şey olmadığını yaşayanların ve yaşamanın ince uzun dar bir çizgide arkaya zor dönülür ve görülür bir darlıkta sıkışmak ve güçlükle ve tek yöne iradesiz ve amaçsız bir sıkıntılı yürüyüş olduğunu iyice anladım. kimse başka bir şey söylemesin. söyleyemeyeceğinden değil;dinlemeyeceğimden.
Öyle miymiş?Şule Gürbüz · İletişim Yayınları · 20162,039 okunma
Puan vermedi·92 syf.··
Beğendi
·
2020 35. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2020 11:57
-benden, bana kayıtsız kalınması ile benden nefret edilmesi arasında bir seçim yapmam istense, tereddütsüz, nefreti seçerim- kayıtsız kalınacak bir yanım yoktur. Ve ben söylemek isterim ki, her şey ve herkese kayıtsızım. Değilmişim gibi davrandığım durumlar, yaşıyormuşum gibi yapma zorunluluğumdandır. -bana sorulsa bir gün "kamburunun düzelmesini mi istersin, yoksa tüm insanların kambur olmasını mı?" diye, herkesi kambur görmek olurdu dileğim. Yerden yüksekliğimin bu gülünç santimleri yüzünden, yaşama da ölüme de sizlerden daha yakınım. Daha sonraları yerimi yadırgamamak için, yükselme isteğini bir türlü anlayamam. --okurken hiç bitmesin dediğim kitaplardan biri oldu. Kendime dair izler bulmam bu kitabı bana daha da yaklaştırdı. Bir kitabın neyi anlattığının detaylı olarak sunulması, herhangi birinin, izlemediğiniz bir filmi tümden anlatmasıyla o filmi izlemeye dâir içteki arzuyu yastıkla boğması gibi gelir. Bu nedenle hayat parçalarının derinleştirilerek anlatılmasıyla ilerleyen bu eseri yalnızca tavsiye etmek yerinde olur, keyifli okumalar:)
KamburŞule Gürbüz · İletişim Yayıncılık · 20198,6bin okunma
Puan vermedi·152 syf.··
Beğendi
·
2020 30. kitabı
·
16 saatte okudu
·
Okunma: 27 Mayıs 2020 11:39
Üstadın bu eserini en kaba tabirlerle aşk ve akıl mefhumlarının bir takım hadiselerde kutuplaşması, karşı karşıya gelerek çarpışması ve nihayet vicdan fitiliyle infilak etmesi şeklinde değerlendirebiliriz. Akıl ve gönül mefhumları arasında en çetin harp stratejileri kadar kesif bir düelloyla örülü bu eserde Üstad, Reis beyi her iki tarafında sadık bir karakteri olarak oluşturmuştur. O, hem merhamet ve hissiyattan muaf, sadece gördüğü ve bildiği üzerinden şaşmaz hükümler veren kuru akılcı, hem de en ince ruh muvazenesine malik, kişi ve hadiselere derin bir his zaviyesinden bakan bir merhamet abidesidir. Kitabın 'merhamet ve adalet' temalı ilerleyişi hukuka yeni adım atan biri olarak şahsımca üzerinde durulması ve düşünülmesi gereken mühim bir meseledir. Günümüzün adalet anlayışı değerlendirildiğinde ne yazık ki ulaşılan sonuçlar hukuku yerinde bir değerlendirmeye tabi tutamamaktadır. Adil ve eşit bir düzen kurmak ümidiyle.
Reis BeyNecip Fazıl Kısakürek · Büyük Doğu Yayınları · 20239,8bin okunma
Puan vermedi·120 syf.··
Beğendi
·
2020 21. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 30 Nisan 2020 23:45
'tüm bu hikayenin anlamı, bölünemeyecek, anlamını ancak sonunda kazanacak uzun bir cümlenin anlamı olmasıdır ;ve bu cümle anlamını, sonunda, ancak bir hayat nefesi olarak, tüm bu hikayenin devinimsiz hareketi olarak bulacaktır. Birbirine sıkıca bağlı fakat sınırları belirsiz iki söz, tıpkı iki canlı beden gibi. Kadının gizemli olmayı kesmesi, belki de bir muamma, hala bir sır ama geçici, eski kaynaklarını terk etmeden konuşmakta ısrar ettiklerinde, sanki konuşmak her daim görmemiş gibi. Ama adam, geleceğin ya da geçmişin şimdisinde, kadının kendisini her gizemden rastlantı eseri ve hafifçe kurtarmasını sağlayan olayın onları birbirlerine yaklaştıran tarzını ancak ikisini de ilgilendiren bir sır olmak kaydıyla hoş karşılayabilir, ki bu olay bir unutuş , yok sayma ve bekleyiş abidesi gibi, adeta kadının kendi unutulmuş, bilinmeyen, beklenen mevcudiyeti gibi, bu söz alanının merkezinde dikiliyor.
Bekleyiş UnutuşMaurice Blanchot · Monokl Yayınları · 2018833 okunma
Reklam