Hz. Ebûbekr'in kızı Ümmü Gülsüm daima: "Ya Rabbi, sana ibadet edecek ve benim üzerime sevgi yağdıracak bir eş istiyorum" diye dua ederdi. Allah da ona cennetle müjdelenmiş Talha b. Ubeydullah'ı eş olarak nasip etti. Ümmü Gülsüm anlatıyor: Eşim beni o kadar çok severdi ki;
-beni görse, gözleri parlardı , sesimi duysa, tebessüm eder , ağladığımı görse, benimle ağlar, ısındığıma kanaat etmedikçe uyumazdı , her namazda, kendisinden önce bana dua eder, hastalansam, sanki o hasta olmuşçasına üzülür,
yemeğe oturduğumuzda önce elleriyle bana yedirirdi.
Resûlullah (s.a.v.), bir hadîs-i şerîflerinde hayâ eksikliğinin kulu nasıl helâke sürüklediğini şöyle beyan etmişlerdir:
“Azîz ve Celîl olan Allah, bir kuldan nefret edince, ondan hayâyı çekip alır. Hayâyı ondan çekip alınca da onunla sadece nefret edilen kişiler karşılaşır.
Sonra ondan emanet vasfını çekip alır. Ondan emanet vasfını çekip alınca rahmetini de çekip alır.
Rahmetini ondan çekip aldığı zaman, İslâm bağını da ondan söküp almış olur.
İslâm bağını ondan aldığı zaman, artık onunla azgın şeytandan başkası karşılaşmaz.”