Acaba hayat nedir, bizim yaptığımız bir şey mi, bizim vasıtamızla yapılan bir şey midir? Acaba kader ve talih nedir? Bizimle biten bir şey mi, bizden evvel başlamış, bizimle süren, ve bizden sonra devam edecek bir şey midir?
İyilik de, fenalık da, güvercinlerin boyunlarındaki tüylerin renkleri gibi, içiçe geçen ve morumsu olanların nerde başladığı, güvezimsi olanların nereye kadar devam ettiği ve pembemsi olanların nerde bittiği hiç de belli olmıyan, hattâ, dahası, gelen ışıklara, geçen rüzgârlara uyarak, daima değişen ve kâh böyle ve kâh öyle gözüken şeyler değil midir?
Kimse göründüğü gibi değildir. Fakat kimse görünmediği ve kendi olduğunu sandığı gibi de değildir. Kimse bizi kendimizin olduğumuzu sandığımız gibi göremez. Kimsenin nasıl olduğunu hiç kimse bilmez.