Ödül bir ceza mı diye düşünmeye başlamışsınızdır kitabın ismini görünce. Evet ödül bir cezadır. Bu kitabı okuyunca doğru bilinen yanlışlar listesinde ilk sıralarda yer alınması gerektiğini siz de göreceksiniz.
Ödül'ü biz eğitimciler, ebeveynler ve çalışanlarına prim sistemi koyan patronlar kullanır. Kitap her açıdan ödülün zararlarını açıklamış. Ayrıca dünya çapında ünlü eğitimcilerin yapmış olduğu bilimsel araştırmalar sonucu ile de desteklemiş.
Ödül her zaman çocukları motive etmede kullanıldı. Çünkü amaç çocuğun verilen işi yapması idi. Hangi amaçla yaptığı değil. Yani biz çocuğa ödül vadederek yaptığı işin aslında değersiz olduğunu, böylece o işi yapması sonucu bir ödül ile tolere ettiğimizi öğrettik. Örneğin ödevlerini yaparsan bilgisayarda oyun oynayabilirsin diyerek; oğlum/kızım, ödev aslında değersiz bir şeydir sen bunu ödül için yap, mesajını verdik. Veya çocuğun sevdiği bir işi yaparken ona bir ödül vadederek yine aynı şeyi yaptık. Örneğin resim yapan bir çocuğa aferin resmin çok güzel olmuş, bir resim daha yap sana çikolata alacağım derseniz çocuk bu sefer resmi içinden gelerek değil ödülü alabilmek için yapacaktır. Kısaca ödül çocuğun iç motivasyonunu öldürür daha da kötüsü dış motivasyona bağımlı hale getirir.
Aynı zamanda ödül verilen çocuk bir süre sonra o ödülden de memnun olmaz. Çünkü artık onu tatmin etmiyordur, alışmıştır. Bu sebeple sürekli ödülün derecesini arttırmak gerekir. Bu da sürdürülebilir değildir.
Patronlar ise çalışanlarının daha fazla üretim sağlaması için prim sistemini devreye koymuştur. Neticede prim de bir ödüldür ve rekabeti doğurur. Böylece çalışanlar hem birbirlerine olan desteği sağlamaz hem de ürettikleri malların kalitesininden ziyade sayısına bakar. Yapılan araştırmalar sonucu prim sisteminin mekanik bir iş olduğu