Neticede öğrendim,öğrendim,öğrendim…Kelimelerimin tesir etmediği ne çok kalp var gördüm…Anlam bulması çok zor gördüm…Ama israf olmadığını da gördüm…
Evet cümlelerim okunmadan geçildi…
Bazen mana bulamadı gözlerde
Çoğu insanı sürüklemedi peşinden…
Ama bir cümle duyuyordum ya onca insanın içinden…
O bana durma demeye yetiyordu işte…
Kalbimi kalbine benzeten birileri vardı
Ne yazacağım diye merakla bekleyen gözler vardı
İnce düşünen ve ince hisseden birileri vardı…
Bu kıymetli olandı esasen…
Kitap beklentisi,kıymetli insanların olumlu düşünce ve iltifatları,övgüleri…
Okurların şaşkınlık ve hayranlıkla yoğrulmuş merakları…
Bunlar tebessüm etmeye yeterliydi…
Hiçbir platformda büyümedim büyümekten korktum…
Bazılarının sanat eseri olarak gördüğü duruş ve tavrım böyle dahi çok kalabalıklar önünde hissettiriyordu beni ve bunun niteliğimi bozmasını istemedim…Sakındım…
Her zaman bildiğim ve inandığım şey buydu…
Maya değişmez,kuyumcu bağırmaz,asalet kazanılmaz ve ister istemez dışa akseder etrafını parlatır…
Güzellik taşar,tesir eder,dokunur ve iz bırakır…
Ve böyle bir hal ile de bir pazarlama bir tanıtım çabasına girmedim…
Samimiyeti zarar görür,Bu tavır incitir cümlelerimi, yazmanın ruhuna haysiyetine yakışmaz diye düşündüm…
Özgün oldum ve huzurluyum…
Şimdi evet,çoğu insana ağır,fazla,belki manası kayıp geliyor tavrım…
Çevremde pek insan yok
Alkışlayan insanlar yok
Okuyan insan da pek yok…
Ama var…
Bir “var” olmanın “niteliği”nice “nicel”olandan üstün geliyor bana…
Devam ediyorum,edeceğim…
Okunmayıp geçse de okunup anlaşılmasa da,anlaşılıp tesir etmese,kalben duyulmasa da benimle gözyaşlarıyla cümlelerime eşlik eden kalbimizin bir olduğu ve birbirine aktığı tanımadan hemhal olduğum sarıldığım,beni gözlerimden anlayan insanlar var ve hep olacak…
Ve yine ben diyeceğim yazmak