seval

seval
@Sev4l
Hayat, çoğalan bir yığın ıstırap, daima artan bir hızla sona, en korkunç ıstıraba doğru tepetaklak inmektir: “Ben de iniyorum.”
Ağacı hiç görmemiş ya da müziği hiç duymamış olmanın belki daha iyi olduğu, bu soysuz düşünce, bilincimize sürünerek sokulur. O zaman bu huzur kaçıran paradoksla yüzleşmemiş olurduk - "zamanın gelip aşkımı götüreceğini" bilmenin paradoksuyla; sevdiğimiz her şey ölecek. Oysa insan olmanın özü budur, dönmekte olan bu gezegenin üzerinde varolmakta olduğumuz şu kısa anda, zamanın ve ölümün sonunda hepimizden hakkını alacağı gerçeğine karşı bazı insanları ve şeyleri sevebiliriz.
Sayfa 57·Kitabı okudu
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Cesaret, sevgi ve sadakat gibi diğer kişi değerleri arasında yer alan bir erdem ya da değer değildir. Cesaret tüm diğer erdemlerin ve kişi değerlerinin altında yatan ve onlara gerçeklik kazandıran temeldir. Cesaret olmaksızın sevgimiz salt bağımlılık olarak solar. Cesaret olmaksızın sadakatimiz uyumculuk halini alır.
Sayfa 46·Kitabı okudu
Duygusuzluk, insanın aşırı dürtüldüğü bir ortamda,"iz bırakacak bir hasara uğramadan yenilgiyi yaşamasıdır, ancak duygusuzluk hali uzarsa, salt zamanın geçişi ile, kişi zarar görür."
Sayfa 45·Kitabı okudu
...cesaret, daha çok, umutsuzluğa rağmen ilerleyebilme yetisidir.
Sayfa 44·Kitabı okudu
Bir çağ ölürken, yenisinin henüz doğmadığı bir zamanda yaşıyoruz.
Sayfa 43·Kitabı okudu