"Bazı insanlar... Bazı insanların kıyameti olur. Ve sen benim kıyametim olacaksın."
Kıyamet.
O bir kıyamet Haris ve ben onu doğurmak istemiyorum.
Kıyametsin.
Zihnine karşı koy, His.
Bizim sonumuz olan bir kıyamet başlattı. Üstelik bunu yapan onun dudaklarıydı. Onun dudakları. Benim dudaklarım. Kıyamet.
"Dudakların en büyük kıyametim. Ve ben bu kıyamete karşı çıkamıyorum."
"Öldün, Bronz."
Gerçekleri konuştuğu için terörist ilan edilmiş, vatanından edilip vatansız kalmış, yeri yurdu olmayan, adını bile unutan bir kimliksizdi.
Böyle birinin kaybedecek hiçbir şeyi olamazdı.
"Sen artık sarışınsın," dedi tiksinircesine. Onunla karşılaştığım andan beri ilk kez saçlarıma bakıyordu. Sanaç Valacan bu sarışından nefret ediyordu. "Gerçekten de benim değilsin. Hiç olmayacaksın," derken vazgeçişi ses tellerinde asılı kalmıştı. "Ve bundan daha felaket bir şey olamaz."