"Hayatım boyunca tek bir evde yaşadım yalnız ama hiç ev gibi hissettirmedi. Belki mutfağında sıcak yemek pişmediğinden, belki yatağımın ucunda bir bardak sütle uyutulmadığından, belki birçok köşenin bana cehennem kılınmasından... Orada doğdum, büyüdüm yaşadım ama o ölü ev, evimdi diyemiyorum."
Pamir'in, Pars'ın arkadaşı olduğunu öğrendiğim gün anlamalıydım. Bir, Kalkavan'ın hiçbir arkadaşı normal olamaz. İki, Kalkavan'ın çok arkadaşı da olmaz.
Kafedeyken Mira, onlardan bahsettiğinde çok basit bir tablo yerleşmişti gözümün önüne. Basitti işte. Nil güzeldi, Pamir yakışıklıydı. Okullarında popüler olmaması imkansız iki kişilik. Birliktelikleri alınlarına yazılmış gibi gelmişti. Böyle bir kızla böyle bir erkeği dışarıda birlikte görseniz asla yadırgamazdınız işte. Ama işler o kadar kolay gitmişe benzemiyordu artık. Hatta öyle olmadığı belliydi. Bu basit bir hikaye değildi. Hiç öyle olmamıştı.