Vernem Nidahen - Açık Yaralar ve Dikiş İzleri II
"Bir çocuğun öğrenmesi gereken son duygu, kendi evinde hissettiği korku."
Ne uzun bir bekleyiş...
Anlatmaya nasıl başlayacağımı bile bilmiyorum çünkü kitap bittiğinde çok büyük boşluğa düştüm. Beklentimin üstünde bir kitaptı. Kafam karıştı mı? Evet. Psikolojik olarak etkilendim mi? Fazlasıyla evet. Peki, sevdim mi? En çok ona evet.
Kitap, birinci kitaptan çok ayrı gibiydi. Kendimi farklı bir kitabın içinde gibi hissettim. İlk kitaba olaylı derken bu kitap kesinlikle beni şoka uğrattı. Yazım dili konusunda ise Beyza'nın kendini geliştirdiğini söyleyebilirim. Sayfalar aktı gitti elimden... Tutamadım.
Pars'ın hiçbir şeyi saklamayıp anlatması, kesinlikle beni karaktere daha çok bağladı. Liva ise çok daha mutlu, umutlu ve yaşam istekli birine dönüştü. İkisi çok tatlılardı. Çok daha fazla okuyamamamız içimde ukde kaldı ama olsun, her şeyin bir sonu vardır.
Bütün karakterler bana çok şey kattı. Cidden kattı, laf olsun diye demiyorum. Şimdi kalkıp kimin ne kattığını yazmaya çalışsam destan olur...
Tek üzüntüm, kitapta bazı karakterlerin çok geri planda kalmalarıydı. Kayra, Giray, Zamir, İrem. Keşke... Keşke ama keşke çok daha fazla okusaydık onları. Bunun dışında eleştirebileceğim bir şey yok, bulamadım.
Seriyi okuyun, okutturun.
Fakat tek bir şey söyleyeceğim, kendinizi psikolojik olarak hazırlayın.
Sevgilerle,
...