Yaş ilerledikçe ölümün getirdiği çaresizliğe dair bir kabullenme gelişirken, bir ömrü beraber geçirdiğiniz insanın sizden önce ölecek olmasını kabullenmek söz konusu değildi.
Her şeyi anlamlı kılan anıları biriktiren, insanı insan kılan şey zamanın akışı değil miydi? Mutlu hissedilen bir anda durması da farklı değildi. İnsan sonsuza kadar aynı durumu yaşayıp mutlu olabilir miydi? Mutluluğu getiren değişim, dönüşüm ve bilinmeze dair merakın ta kendisiydi.