İlk başta ön yargılı ve sabit fikirli insanları bu postun dışına alalım lütfen. Konudan ziyade kitaptaki kelime, anlam ve duyguya önem verenler yorumu okumaya devam edebilir.
Ne desem nerden başlasam bilmiyorum. Bu kitaba inceleme yazabilmek için çok bekledim ve hâlâ tam anlamı ile yazabileceğimden emin değilim.
İlk kitabı "aşka aşık olmak" olarak tanımlamıştım. Fakat bu kitap bambaşka. Bu kitap koşulsuz sevginin ruha yansıması. İlk kitapta okuduğumuz o aşkın, tatlı telaşların, ait hissetmenin kalbe ve hayata yansımasını bu kitapta okuyoruz. Masumluktan çıkıp gerçekliğe uzanan sevgi yolu. Gerçekliğe rağmen sevmenin sevilebilmenin mümkünlüğü. Konuşmadan anlaşabilmenin, konuşarak an'da kalabilmenin, severek büyümenin, büyümeye rağmen ruhun temiz kalabilmesinin kitabı bu kitap. Bir şeyi elde ettikten sonra gelen o his... Hem her şeyin bitmesi hem her şeyin yeni başlaması. Başka birisinde kendini bulabilmek, kendin olabilmek, seni sana rağmen seven birisinin olması, seni özellikle sen olduğun için seven birisinin olması. Birisine koşulsuz güvenmek,gözlerini kapatıp ait hissetmek, gözlerin ve kulakların işlevini kalbin yapabilmesi. Emin olma duygusunu sonuna kadar yaşayabilmek. Birisini vazgeçebilecek kadar mantıklı kopamayacak kadar çok sevmek. Bu kitap bir aşk hikayesi değil. Bu kitap Evan ve Charles'in kendilerini ve birbirlerini gerçekten bulma yolculuğu. Charles'in inançları ve aşkı ile yüzleşmesi. Evan'ın aşkının gücüne galip gelmesi. En önemlisi de tüm bu duyguların karşılıklı olabilmesi.
Kitaptaki metaforlar, mitolojik bağlantılar, psikolojik nedenler ve yansıması o kadar güzel anlatılmış ki gerçekten takdir etmemek elde değil. Ben bu kitabı okurken kendimi çok yetersiz hissettim. Sanki anlamadığım daha bir sürü işaret var gibi. Kitabı okumak için yetersiz