Afganistan'da çocuk olmanın, kadın olmanın, aile olmanın hatta aile kalabilmenin hikayesi...
Annesi vefat eden Fereiba anne ile büyümektedir. Kardeşleri okula giderken Fereiba gitmemiştir. Daha zorla babasını bir şekilde ikna edip kendisinden küçükler ile birlikte okula başlar ve kısa zamanda sınıf atlatarak yaşıtları ile aynı sınıfa gelir. Afganistan'da çoğu kız gibi o da erken yaşta evlendirilir. Fakat şans bu ki eşi Mahmood çok iyi bir insandır. Fereiba, evlenmesi ile birlikte şansının döndüğünü düşünür ta ki askerler gelip eşini öldürene kadar.
Fereiba, için yeni bir hayat yolculuğu başlar. Ülkede savaş baş gösterirken Taliban' ülkeyi ele geçirmesi ile işler daha da karışır ve Fereiba ülkeden kaçmak zorunda değil. Sığınmacı olarak kaçacaktır ve bu o kadar da kolay değil. Fereiba çocukları ile birlikte bu yolculuğa çıkmak zorundadır çünkü başka şansı yoktur. Kalıp ölmektense kaçıp yaşama ihtimaline tutunmak zorundadır. Anne olmanın verdiği ağırlık ile birlikte çocuklarını da alır ve yola çıkar. Bu yolda başına bir sürü şey gelir. İyi insanlar olduğu kadar kötülerle de karşılaşır.
Fereiba'nın yaşam mücadelesini kesinlikle okuyun. Yazarın kalemini zaten çok seviyorum. Güçlü kadın hikayeleri de oldum olası ilgi alanımda