Şiir gibi bir kadın tanıdım...
Hep " siz " diyen bir kadın... Sevdiği adam bile hep " siz" olmuş. Eski usûl sevmelerin kadını...
" Gözleri güzeldi" demiyor sevdiği için...
"Güzel gözlerinde kayboldum " da demiyor...
" Herkesin gördüğünden fazlasını gördüm o gözlerde, benim gördüklerimi başkası da görürse diye aklım çıktı. Donuk bakıyor, ruhunu yansıtmıyordu gözleri, tutkusu eksikti... " diyor. Sonunu getirmiyor cümlenin... Belli ki ağlıyor...
Eski usûl sevmelerin kadını dedim ya,
"Dokunulmasa da, görülmese de kalpte yer verilir bazısına nedensiz " diyen Cemal Süreya' yı yad ediyor...
"Çünkü ayrılık da sevdaya dahil" diyen Atilla İlhan şiirini okuyor...
Yaşar severmiş " kör bıçağım, kimseleri kesemem, beni yine teninle bileseler..." diyen şarkısını mırıldanıyor...
Eski usûl sevmelerin kadını dedim ya,
Tekrar konuşabiliriz değil mi?.. Soracağım çok şey var sevmelere dair, diyorum, kabul ediyor...
"Eğri büğrü insanlarla, abuk subuk şeyler yaşayıp, doğru duygular yakalayamazsınız" demesi kulaklarımda...
"Doğru kişiyi bulmanın yolu doğru kişi olmaktan geçiyor" demesi de hafızamda...
İlk fırsatta yine konuşacağım onunla... Birkaç cümle sonra senlere geçtiğimiz konuşma dilinde, " siz" lere güzel değerler yükleyebilen kadın... "Ne güzel bir kadın" diyerek baktığım fotoğrafı sonrası " ne güzel bir yürek" diyerek bitirdiğim konuşmanın kadını... İyi ki.. İyi ki...