Hikayenin baş kahramanı Santiago Nasar'ın ölümünü anlatan bir cinayetin öyküsü. Sarsıcı yanı ise cinayetin planlandığını neredeyse tüm kasaba halkının biliyor olması. Santiago Nasar'ı öldüren Vicario ikiz kardeşler, işledikleri cinayeti "bu bir namus sorunuydu" şeklinde savunurlar. Bunun yanında cinayetin açıkça bilinmesi kitapta "İşleneceği bu kadar açıkça duyurulmuş bir cinayet olamazdı" şeklinde yer alıyor. İkizler açık açık Santiago Nasar'ı öldüreceğini söylese de onların cinayet işleyebileceğine çoğu kişi inanmamış, inananlar da önemsememiş, yani cinayeti engellemeye çalışan bir kişi dahi olmamıştır. Eser toplumsal sorunlara değinilmesi açısından önemli bir yere sahip. Nobel Edebiyat Ödülü almasını sağlayan da bu olsa gerek. Fakat akıcılık konusunda maalesef yetersiz kaldığını düşünüyorum. Cinayet olayının anlatımında çok fazla tekrara düşüldüğü için bu durumun eseri sıkıcı bir hale getirdiğini söylemeliyim. Cinayetin dışında da karakterlerin yaşantıları hakkında çok fazla konudan konuya atlandığı için ne okuduğunuzu anlayamıyorsunuz. Okurken İyi bir dikkat gerekiyor. Yani cinayet dışında ortada bir olay örgüsü yok, konu yok. Eserde adı geçen yan kahramanların hayatları arasında gereksiz detaylarla çoğaltılmış laf kalabalığı söz konusu. Eserde o kadar çok isim geçiyor ki kim kimdi oturtamıyorsunuz. Bu sebeple ben okurken keyif alamadım ve sıkıldım. Sizlere iyi okumalar dilerim.
Kırmızı PazartesiGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 202595,3bin okunma