Ey gönül aldanma yârin ahdine peymânına
İtimâd etmek hatâdır lutfuna ihsânına
Sâdık isen kıl tahammül cevr-i bî-pâyânına
Âşık oldur kim kılar cânım fedâ cânânına, Meyl-i cânâ etmesün her kim ki kıymaz cânına
Sûret-i zîbâ-yı dil-berdir hayâli âşıkın
Girye vü efgandadır zevki cefâlı âşıkın
Var ise pervânedir ancak misâli âşıkın
Cânını cânâna vermektir kemâli âşıkın, Vermeyen cân i'tirâf etmek gerek noksânına
(Ey gönül, sevgilinin sözüne, yeminine aldanma
O'nun lutfuna, ihsanına güvenmek yanlıştır
Gerçekçi isen tükenmez eziyetlerine tahammül et
Aşık, canını cânanına fedâ edendir. Canını kıymayan cânâna meyletmesin
Âşığın hayâli düşüncesi sevgilinin süslü, parlak yüzüdür.
Cefa çekici aşığın zevki, ağlayıp inlemededir
Aşığın örneği varsa ancak pervânedir
Âşığın kemâli cânını cânânına vermesidir. Cânını vermeyenin yeni eksikliği itiraf etmesi gerekir.)