"Yapabileceğim tek şey sağduyumu korumak ve son ana kadar doğru olan neyse onu yapmak. Bu zamana kadar dünyaya dört elle sarılmaya çalıştım hem de hiçbir kıymeti olmayan şeyler uğruna. Bu büyük bir hataydı. Şimdi bir yıldır yüzleştigim bu davadan hiçbir şey ogrenmedigimi mi göstereceğim? Son nefesimi bir aptal gibi mi vereceğim? Ben gittikten sonra, başlangıçta davayı sonlandırmak, simdi ise yeniden başlatmak istediğimi söylemelerine izin mi vereceğim? Kimse böyle düşünsün istemiyorum. Yolculukta bana eşlik etmeleri için bu anlayışı kıt adamları göndermiş olmalarından ve söylenmesi gerekenin bana bırakılmasından ötürü minnettarım"
"Ben sözünü ettiğiniz şekilde dört ayaküstünde sürünürken orada sessizce oturup izlemenize müsade edilmesinin sizi benden daha iyi yaptığını sanıyorsanız şu eski deyişi size hatırlatmak isterim; zan altında kalan biri için hareket ediyor olmak sabit durmaktan yeğdir. Çünkü sabit duran kişi farkında bile olmaksızın terazinin kefelerinden birine konulup kendi günahlarının ağırlığı ile tartılabilir."
"Bu mahkemenin, dolayısıyla da tutuklanmamın ve bugün burada sorgulanıyor olmamın ardında büyük bir teşkilat var. Öyle bir teşkilat ki bu; rüşvetçi memurları, beceriksiz polis şeflerini ve yargıçları bünyesinde barındırıyor......Peki, sizce böylesi büyük bir teşkilatın amacı ne olabilir beyler? Size söyleyeyim; masum insanları tutuklamak, sonra da tıpkı bana yaptıkları gibi önlerine içi boş iddialar koyarak kendilerine karşı anlamsız kovuşturmalar yürütmek......Íste bu yüzden polis şefleri hiç tanımadıkları insanların evlerine böyle rahatça dalabiliyorlar. Íste bu yüzden masum insanlar adil bir şekilde yargılanmak yerine kalabalıkların önünde Küçük düşürülüyorlar....."