More, kraliyete yakın olan ust duzeyde gorevli babasına ve krala karşı gelmiş, inandığı doğrulardan vazgeçmemiş, babasını hapse bile attırmıştır. En yakın dostlarından olan Erasmus'un teşviki ve yardımıyla bu kitabı yazmıştır. Kendisi iyi yetişmiş, başarılı bir avukat ve devlet yönetiminde de görevlerde bulunmuştur.
Kralla çekişmesinden dolayı da malesef idam edilmiştir.
Hiçbir felsefeye bağlı değil ama Platon'dan, Aristoteles'ten, Hristiyanlıktan, Stoacılıktan, Epikurosçuluktan etkilenmiştir. Ayrıca Vespucci, Vasco de Gama, Kristof Kolomb'un keşiflerinden de yararlanır.
1. Kitapta sanki Platon'un bir Şölen'i ya da Devlet'i okuyorum gibi hissettim. Orada da Sokrates ve arkadaşlarının diyalogları üzerinden yazılmıştır kitap, bu yönüyle benzerlik olduğunu düşünüyorum.
Lüks tutkusu, savurganlık, aylaklık, ahlak üzerinde durmuş.
Mahkumların kulaklarının bir kısmının kesilmesi dikkatimi çekmişti. Muhbirlere çeşitli ödüller verilmesi, Platon'a atıflar var yer yer.
"Zengin ve özgür olan bir halk katı ve adaletsiz bir egemenliğe kolay kolay katlanamaz, oysa yoksulluk ve sefalet cesaretleri köreltir, insanları pasifleştirir ve baskı altında olanlarda başkaldırı gücü bırakmaz." Cümlesi beni çok etkiledi ve hüzünlendirdi.
Yine bir tespiti "yüksek düzey devlet görevlerinde her türlü lüksün ve gösterişin, harcamaların engellenmesi sağlanacaktır, aksi taktirde bütün yüksek düzeyde görevler rüşvet ve yasa dışı yollardan elde edilecektir. Bunun kaçınılmaz sonucu da liyakat sahibi ve yetenekli insanların yürütmesi gereken görevlerin zenginler tarafından işgal edilmesi olacaktır." Analizi de insanı etkiliyor.
Ikinci kitapta ise kentin mimari, ekonomik, sosyolojik yapısından bahsediyor. Çalışma saatleri, estetik, özgürlük, meslek seçimlerinden...
Kadın ve erkekler devlet karşısında eşit