Bir başkasının onu nasıl sevebildiğini, sevmeye nasıl hakkı olduğunu bazen anlamıyorum, çünkü onu yalnızca ben o kadar yürekten ve o kadar fazla seviyorum ki, ondan başka ne bir şey tanıyor, ne bir şey biliyorum; ondan başka da bir şeyim yok zaten!
Akşamdan güneşin doğuşunu seyredeyim dediğim halde, sabah yataktan çıkmıyorum; gündüzden ay ışığını görünce mutlu olmayı umduğum halde, odamdan dışarı çıkmıyorum.
Dik bir dağa tırmanmaktan zevk oluyorum, yolu olmayan ormanlardan yol açarak geçmekten, beni yaralayan çalılıklardan, oramı buramı çizen dikenlerden hoşlanıyorum! Ancak o zaman kendimi biraz iyi hissediyorum! Biraz! Yorgunluktan ve susuzluktan yolsa bazen uzanıp yattığımda, bazen gecenin ilerlemiş saatlerinde yükseklerden dolunay tepemdeyken, ıssız ormanda çarpmış büyümüş bir ağaca yaralanmış topuklarımı biraz olsun dinlendireyim diye oturduğumda, gevşek bir sükunetle alacakaranlıkta uykuya dalıyorum!