... Bütün bu yılları, zihninin tenha bir köşesinde geçirmişti. Kuru, çorak bir arazide; arzulamanın ve dövünmenin uzağında, hayallerin ve hayal kırıklıklarının ötesinde. Orada geleceğin hiçbir önemi yoktu. Geçmişse yalnızca bir tek dersi içeriyordu: Sevgi, insana zarar veren bir hatadır; işbirlikçisi, yani umutsa tehlikeli bir yanılsama.
Bizim payımıza düşen işte bu, Meryem. Bizim gibi kadınların. Biz katlarınız. Tahammül ederiz. Sahip olduğumuz tek şey bu yeteneğimizdir. Anlıyor musun?