İşin aslı şu ki korku bir işe yaramaz. İlerlemeye en çok ihtiyaç duyduğun anda seni engeller. Sadece kafanın içinde sürdürür varlığını. Korktuğun için kendinden nefret edebilirsin ama bu bile hala hayatını kontrol etmesine izin veriyorsun demektir.
Kayıplar, içinde bir boşluk açar, kendi dünyanın merkezinde simsiyah bir boşluk...
Durup düşünmeye, irdelemeye fırsatın olmadan düşüncelerini yutmaya başlar bu boşluk ve hiçbir zaman doymak bilmez. Kazandıklarımızı kaybettiklerimizin yerine koymak acımızı hafifletmez.