Çünkü şu anda bulunduğum yer, bir yol ayrılığının ortası; ya herkese inanıp aldatılan bir aptal olacağım yolda ilerleyeceğım ya da insanlara şüpheci yaklaşan bir paranoyak yolunda. Sürekli endişeli, kaygılı ve mutsuzum. Bir ömür böyle nasıl geçer ki?
Kötü insanların beni kaldırmasını ve sözlerine inanmamı sağlamalarını istemiyorum. Çünkü inanırsam biliyorum ki, tekrar tekrar incineceğim. Önüme çıkan herkesin art niyetli olduğunu iddia etmiyorum ama herkesin iyi niyetli olmadığı da aşikâr. Bu durumda, diğer herkes gibi tavrımı almak zorunda kalıyor ve hitabımdaki kişiye uygun davranışlar sergilemeye çalışıyorum. İyi niyetli insanların da benim yüzümden kırılmasını istemiyorum.
Kendi kendime bir ders çıkardım bu aldatılmalardan: İnsanlar, yalancı ve düzenbaz varlıklardır. Aklımın bir köşesine not ettim ve kiminle konuşsam akıl tahtamda yazan bu cümleyi okuyup durdum.
İnsanların ağzından çıkan her bir kelimeyi irdeler ve söyledikleri ile söylemek istediklerinin denk olup olmadığını, farklı bir şey demek isteyip istemediklerini düşünürüm. Kendimi bildim bileli yaparım bunu.