Bizi filmleriyle “kötü kahraman”a alıştıranlar, gün gelir yanı başımızdaki komşumuzu işgal ediverir. Sonra da içimizden onun filmlerine kendilerini kaptırmış birileri çıkar ve bu işgalin zaruri, hak edilmiş ve kabul edilebilir olduğunu söyler. 
Utansın utanması gereken! Kahhâr olan Tanrı, yok etsin zalimleri kendi “akıllı” silahlarıyla! Ve yüreğinde en ufak bir insanlık kıpırtısı taşıyan, sıksın yumruğunu, sıksın dişlerini, lanetlesin dünyanın bu küstah ve kan içici efendilerini! Bu ayak takımını, bu terör devletlerini. İnansın o güne ki, kundakta öldürülen bebeğin ahı, yıkar zalimlerin saltanatını.
Hatta acı çeken ve acıyı çektireni buluşturacak odalar. İşkence mağdurlarıyla zalim işkencecileri, başörtüsü mağdurlarıyla onlarla dalga geçen faşist köşe yazarlarını, evleri yakılanlarla o evleri hayasızca yakanları, şehit edilen Mehmetçiğin ana babasıyla onun gözü dönmüş katilini buluşturacak odalar.