“Beni sevmen gerek diyor çünkü ıstırap çekiyorum ve çaresizim.” Merhamet diliyor, ama bunu öfkeyle yapıyor. Bütün dünyayı çocukluğun ayazında yediği soğukla tanıyor, her görüntü ve duygu o soğuğun ruhunda açtığı yaraklılardan içeri girerek kendisini tanıtıyor. Her şey çocukluk günlerinde buz kesmiş gibi. Hayat orada dönmüş ve kalmış.
Ekranlara baktığımızda hep kötülük görüyoruz, hayatın karanlık ve kasvetli dehlizlerini, ruhun alçaldığı yerleri görüyoruz. Basın kötülüğü abartarak sadece kötülükten ibaret bir dünyayı gözümüze sokuyor. Oysa merhamet ve rikkatin hüküm sürdüğü, sevginin varlığı ışıklandırdığı bir dünyada var bardağın yarısı dolu.