Türklerde şeref ve makam, idari mevkiler liyakat ve maharetin mükâfatıdırlar. Namussuz, tembel ve âtıl olanlar hiçbir zaman yükselmezler, ehemmiyetsiz ve hakir bir halde kalırlar. Türklerin neye teşebbüs ederlerse muvaffak olmalarının, hakim bir ırk haline gelmelerinin ve her gün hükûmetlerinin, hudutlarını genişletmekteki hikmeti bundandır.