Ateşe değen cisimlerin neden kimyasal değişikliğe uğradıklarını, hamurun nasıl ekmek olduğunu Tita kendi etinde yaşayarak anladı. Aşk ateşiyle yanmamış
göğüsler, gerçek bir meme olamazdı. İşe yaramaz hamur topaklarıydı sadece.
Aşk için yanan vücudundan yayılan sıcaklık, onun bakışları aracılığıyla enerjisini hiç kaybetmeden uzayın sonsuz boşluklarından geçip bakmakta olduğu yıldıza depo edilirdi. O büyük yıldızlar dünyadaki bütün âşıkların yakıcı bakışlarının hepsini depo etmedikleri için
milyonlarca yıldan beri yerlerinde duruyorlardı. Öyle olmasa içlerinde biriken sıcaklık onları patlatarak binlerce parçaya bölerdi. Kendilerine yönelmiş bakışları ânında yeryüzüne geri yansıtırlardı. Tıpkı bir aynanın ışığı yansıtması gibi. Bunun için de geceleri bu kadar parlak görünürler
Bilmediği bir kişiyle buluşmak için bir an önce bilmediği bir yere varmak ihtiyacı onu itiyordu. Hedefini bulması zor olmadı. Gertrudis’in bedeninden yayılan gül kokusu ona yolu gösteriyordu. Kendisini buralara getiren kişinin kim olduğunu öğrenmek için tam zamanında vardı hedefine. Kırların ortasında koşan kadını görür görmez neden buraya geldiğini anladı. Bu kadının kendi içinden doğan ve onu yakmakta olan ateşi
söndürecek bir erkeğe ihtiyacı vardı.
Hissettiklerini açıklamaya sözcükler yetmezdi. Ne yazık ki o zamanlar uzaydaki kara delikler henüz bilinmiyordu.
Eğer bilseydi göğsünde büyük bir kara delik açıldığını hissettiğini söylemesi kolay olurdu. Bu kara delikten sürekli gelen soğuk içine işliyordu.