Harcı yok geçmişin,
Yatırdım bir düzine eğriyi,
Hiç zeval gelmesin(!)
Kokuyor sönük lambalar.
Saman alevi gibi...
Ve ben yine, içiyorum tek yudumda seni.
Başlığı büyük atılmış,
Şiirler gibi hasretim.
Ömrümün sorunsuz hesabı,
Dizlerimin çözülen bağısın.
Bir kere laf değmesin diye varlığına,
Sırrımda saklıyorum seni.
Şikayetle başlıyor her günüm düne,
Ve ben hiç anlayamıyorum.
Nasıl oluyor bu?
Sevdayla bitiyor yine...
“ Çünkü en zayıf olduğum yerden sınanmış,
En hassas olduğum yerden vurulmuşum.
Hangi yanımdan yara alsam,
O yanımdan ağrımışım.
Taşıyamam zannettiklerimi taşımış,
Taşırım zannettiklerimin altında kalmışım.
İçimdeki ummanı önce sızdırmış,
Daha sonra taşırmışım.
NAZAN BEKİROĞLU
•
Sökülme bir kez başlayınca ardını alamıyorsun, her gün bir yerin açılıyor. Önce gözlerin, sonra ellerin, sonra aklın, sonra için açılıyor. Görmediklerini görmeye, hissetmediklerini hissetmeye başlıyorsun...
•