Şevval Elevli

Şevval Elevli
@Sevvalelevli
Öğrenci
İstanbul
19 Aralık
2 okur puanı
Mart 2020 tarihinde katıldı
24
Acımasızca geçip giden zamandan geriye kalan sadece yalnızlıklarımız Yaşlanan bi' gün bugün Bavulu topluyor ve son vedası tıpkı dün gibi Köşeye çekilip ağlıyor Bense yarına penceremden bakma gafletindeyim Gözlerim dolu ve ellerim tutuklu yüzüme Dudaklarım kilitli, hoşça kal bugün Sen de yolcusun, dünlerimde sorgusun Ve 24'lük yorgunsun, git de dinlen gidenlerle Yarınım kapıda bekliyor ve son veda zamanı Saçlarımda saklı kar beyaz ve gözlerimde hep telaş Panik, silik resimler ortasında bir küçük çocuktum Hep konuktu başka gün ve çok soğuktu her geçen dün Tıpkı sen gibiydi giden o eski dünler Geçmişin karanlığında anılarımdı onlar Bense bulamaz oldum onları Hep selam gönderdim geride kalana, kanıtım yoktu yarına Yolcularımla ağladım Hiç misafir olmamıştı kimse, bunu ben anladım Sonbaharda katil oldu rüzgârlar Öldü tüm yapraklar, yağmur aldı gözyaşı Ve rüzgâr oldu ruhlar, estiler yavaşça Sen misali ağlamıştı her dünüm usulca Dudaklarım kilitli, hoşça kal bugün Sen de yolcusun, dünlerimde sorgusun Ve 24'lük yorgunsun, git de dinlen gidenlerle Yarınım kapıda bekliyor ve son veda zamanı Dudaklarım kilitli, hoşça kal bugün Sen de yolcusun, dünlerimde sorgusun Ve 24'lük yorgunsun, git de dinlen gidenlerle
Müzik
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Boşluğun getirdiği masumiyet
Ciğerlerim duman dolu, Cehennemimin odunları yanıyor. Körüklenen bir ateş, Sokağım yanıyor. Çaresizim, savruluyorum… Ordan oraya. Hengame var etrafta, onlar da Ordan oraya Kesiliyor yavaş yavaş. Boşluk her zamanki gibi Yanımda Tanımlayamadığım her duygu gibi… Yaşam her geçen gün biraz daha… Ateşleri izliyorum, Ateşi ben körüklüyorum. Sokağımı ben toparlıyorum. Birleşiyor yavaş yavaş, Biraz daha, biraz daha… Kendi ateşimle yakıp yıktığım her şey, Ciğerime her geçen gün daha da saplanıyor. İşte o zaman ne boşluk kalıyor, Ne de masum duygular… Şevval Elevli
Şiir
Kırık kalplerin sedyesi
Yaşam ile ölüm arasındaki ince perde, Sırlarla dolu olan yaşam, Bilinmeyene doğru uçurumlar… Yalnızlığının içinde yalnız olmakta. Yaşamın boyunca kötü anılman, Değersiz hissettirdiklerinin bu ince perdede sana değersiz hissettirmesi, Dışardan bakılınca gülmen, Aslında güçlüyüm ben demek istemen. Sonsuz tecrübelerin, biriktirdiğin onca acı, Minik kalbini sevgi ile doldurmaya çalışman… Yoruldun anlıyorum. Veda zamanı geldi, şimdi her şeyi hatırlaman dileğiyle, kırıp kalpler sedyesi… Şevval Elevli
Şiir
Kimsesiz sessizlik
Senle ben bir okyanusun içindeki beyaz inci. Anlaşılmayı beklerken, Büyümeyi arzularken, Zorla açılan iki büyük beyaz inci… Kimsesiz sessizliğin içinde büyümeye çalıştık; Sen içinde boğuldun, ben dışında… İçimizi bıçakla açmaya çalıştılar, Zorlandık, dayandık ve en sonunda parçalandık. İçimizde büyüttüğümüz saf mutluluğumuz, Huzurumuz, çocukluğumuz, sevgimiz Yerini değersizliğe, acıya, ölüme terk edilmeye bırakıldı. Safımızı aldılar. Siyah birer inci olduk… Sen bir başkasının boynuna kolye, ben bir başkasının koluna bilezik oldum. Sonsuza kadar kimsesiz sessizliğe mahkum olduk… Hiçbir değerimiz kalmadı, bizi değerli kılan Aynı istiridyenin içinde olmaktı… Şevval Elevli
Şiir
Yaşam ve Ölüm
Acı ama iki farklı kelime. Döngü… Bilinmeyen iki ayrı zıt kutup. Bir bebeğin yaşamı bilmeden gözlerini açıp, herhangi bir yaşta ölen insan. Bilinmeyen iki ayrı zıt kutup. Döngü… Her durak farklı insanlar. Başarmak, zorlanmak, kabullenmek veya kabullenememek. Yaşam… Her yaşta farklı bir şey öğrenmek. Keşfetmek,sevmek,boğulmak Ölüm… Yaşanmış çaresizlik ve öğrenilmiş çaresizlik Döngü… Birkaç farklı zıt kutup. Şevval Elevli
Şiir