Biz hariç hemen hemen bütün dişi memeliler (dişi kuyruksuz maymunlar da dahil) östrus döngüsünün döllenmeye elverişli noktasında olduklarını dikkat çekici biçimde ilan ettikleri halde, insanda tam tersine, ne erkek ne de kadın doğru ânın geldiğinden emin olabilir.
İşçi arılar, yardımcı kurtlar ve benzerleri, grup içindeki rollerini ve bu rolden ötürü üremediklerini bilirler. Oysa insanların, üremeyle ilgili sorunları olduğuna dair hemen hiçbir zaman en ufak bir fikri olmaz, ta ki gebe kalmaya çalışana dek.
Yavrumuzun hayatta kalmasını, genlerimizin sonraki kuşaklara aktarılması için değil, içgüdüsel ebeveynlik dürtümüzden ötürü isteriz. Ama gerçek ortada: Hepimiz genlerimizi aktarma isteği duymaya programlıyız.
Evrimin önkoşullarından biri, hatta belki de en önemlisi, bir türün üremek ve çok sayıda yavru dünyaya getirmek zorunda olmasıdır.
Çünkü doğada yaşam bitmek bilmeyen bir mücadeledir.