Daha önce hiç aşık olmamıştı Tesla. Aşık olur gibi olmuştu ama olmamıştı. Tıpkı üniversitede çok sevdiği hocasının sunumunda söylediği gibi, " Eğer aşık olup olmadığınız konusunda kafanız net değilse tek bir şeyden emin olabilirsiniz. Aşık değilsiniz. Çünkü aşk sorgulatmaz. Sadece çarpar. Öyle bir çarpar ki seni yere serer. Sen de yere serilmişken sana çarpan şeye değil de o an hissettiğin mutluluğa odaklanırsın. Serildiğin yerden gökyüzüne anlamsız bir gülümseme ile bakarsın. Bir anda beyninin arka planında, sürekli bir müzik çalmaya başlar. İşte o an anlarsın ki gerçek hayatın en büyük eksikliği bu müziktir."
Tek hissettiği Alef'in nasıl olup da böyle bir şey yaptığıydı. İşte o an anlamıştı, iyi ile kötünün farklı şeyler olmadığını. Aslında ikisi de aynı şeydi. Hangisini göreceğinizi belirleyen ise sadece koşullardı.
"Korkma beni bir daha görmeyeceksin ama ben seni uzaktanda olsa izleyeceğim" dedi. "Palahniuk'un çok sevdiğim bir sözü var. Der ki , Neden mi sevdim seni, çünkü daha imkansız bir ihtimal yoktu. İşte sen de benim en imkansız ihtimalimdin Tesla. O yüzden seni çok sevdim. Hem hayatımı kurtardın hem de beni hayata bağladın" dedi ve hızla arkasını dönerek uzaklaştı.