“Yahu arkadaş, bu adam deli mi ki tanıyıp etmediği insanları kucaklayıp öpsün, her önüne gelenin elini sıksın, sırtını sıvazlasın?”
“Deli değil ama politikacı.”
“Normal insan, dengesiz insandır. Çünkü insan, ateş üstünde duran su dolu bir kazana benzer. Nasıl içindeki su kaynayınca kazanın kapağı atarsa, makinelerin buhar kazanılarına da artık buğu dışarı fışkırsın diye supap yapmışlardır. Buğunun artığı dışarı fışkırır delikten, kazandaki buğu da gerektiği kadar kalır, yani dengede durur. Yoksa kazan patlar. İnsan da böyle işte... Kızınca, duygulanınca, üzülünce, acılanınca, insan içinden bişey boşaltacak ki, patlamasın da dengesi yerine gelsin. Ee nasıl içini fışkırtacak? Nasıl kazanın supabı varsa, insanın da bir tahtası eksik olacak ki, burdan dışarıya su koyversin... Buyüzden işte, dengeli insan bir tahtası eksik insan demektir. O normal denilen, tahtası eksik olamayanlar, günün birinde birden patlayıp bombok olur,bidaha da onarılmazlar."