Dilini Şeriat ölçüleriyle kontrol eden ve onu yalnızca dünyada ve ahirette kendisine fayda veren sözlerle sınırlandıran bir kimse, kurtuluşa erer. Onu kayıtsız ve kontroIsüz bırakan bir kimse de dünya ve ahirette bela ve musibet görür.Böyle bir dil şeytanın sesi ve borusu olup çıkar ve bombadan beter bir yıkım aracı haline gelir.
Oysa biz yaratılışa her an şahit oluyoruz. Gökler başımızın üstünde, dağlar gözümüzün önünde, yolların üzerinde yürüyoruz.
Bunlardaki ișaretleri görmeyip daha büyük, bize özel bir mucize
olmasını özel bir mesaj gelmesini bekliyoruz. Hâlbuki mucizeler
en sıradan zannedilen olayların içindedir, Her gün bir sanat eserinin, bir mucizenin içinde yașıyoruz. Kendimiz bizzat mucizeyiz.Bizim varoluşumuz bir mucize, hayatmizın devam etmesi bir
mucize, göğün korunmuş bir tavan olması mucize.
Bir şeyin olmasi Cenab-ı Hakk`ın kün" demesine bagli.Cenab-ı Hakk ol!" der, olur. Nice işler vardır, çok emek verilmiş, olmaması için hiçbir neden yoktur ama olmaz. Bu durumda ne yapılır? Kulluk, olanla da olmayanla da barışık olmak demektir. Buna
"riza mertebesi" denir.
Kimseyle takılma, kimseyle kavga etme, her zaman yeni bir sayfa açarak ilerle,
Önüne bak anlamların da içermesi
hasebiyle son derece etkin bir aldırışsızlıktır. Çok mu ileri gidiyor?
İleri geri mi konuşuyor? Seni eleştiriyor,
yalanlıyor mu?Seninle mücadele mi ediyor? Merak etme, saat işliyor. Allah bu
yeri-göğü hak ile yaratti.Kimsenin hakkını kimsede bırakmayacak. Bu dünya hak ile
kâimdir.Bu varoluş hak ile kaimdir
Bu asla pasifbir boyun eğme değildir.
Çok iyi planlanmış bir zamanlamaya riayet için ağır başlıca uzaklaşmaktır.