"Günaydınnnn mı? Gün 1000Kitap Kütüphaneciler 'de çoktan aydı, hatta kitaplar sağ olsun uykular kökünden kaçtı...:) Ali Şeriati okumakla gece Charlie Chaplin izlemek ayıştırıcı mırra etkisiyle ve Modern Zamanlar'ın dişlileri arasında uyanmaya çalışmak...Ali Şeriati okumak, benim için bir Charlie Chaplin filmi izlemekle aynı lezzeti taşıyor.. birbirine uzak görünsede aslında aynı itiraz... Chaplin, sessizliğiyle modern dünyanın çarkları arasında ezilen "küçük adamın" trajedisini nasıl anlatıyorsa; Şeriati de Dinler Tarihi boyunca insanın özgürleşme mücadelesini aynı çıplaklıkla anlatıyor.
Meşhur sahne, Chaplin’in fabrikadaki dişlilerin arasına sıkışmış bedeni, Şeriati’nin satırlarında tarihin ve sahte kutsalların arasına sıkışmış "ruh" ile eşleşiyor zihnimde. Biri sessizliğiyle çok şey anlatıyor, diğeri ise susturulanların çığlığına kelimelerden bir kale ile. Şeriati'nin Dinler tarihi ve diğer kitapları meseleyi tarisel zeminden alıp, ekonomi ile beraber kronolojik bir anlatımın dışına taşıyor. tıpkı bir Chaplin sahnesi gibi hem hüzünlü hem de uyandırıcı modern köleliklere statükonun ördüğü duvarlara ve insanın kendi eliyle yarattığı putlara vurgu yaparcasına... Şarlo’nun sistemin yüzüne tüküren bastonu neyse, Şeriati’nin tevhid eksenli tarih okuması da benim için Zarif, keskin ve tavizsiz...
Boykot sadece bir şeyi almamak değil, ona ihtiyaç duymayacak kadar özgürleşmektir. Bugün skandallarla gündeme gelen Disney ve CN gibi kanalları izlememek, çocukken babamın sıradan bir yasağı gibi gelirdi; oysa bunun bir tüketim reddi değil, bir müstağniyet ve kimlik inşası olduğunu şimdi çok daha iyi anlıyorum.