Onun filmlerinin büyük başarı yakalamasının arkasında Batı ile Doğu insanını ayrıştıran etmenleri iyi yakalayabilmesi sinemanın perdeye yansıttığı tek bakışlı Anadolu insanını gördüğü o belli kareyi genişleterek Anadolu insanlığını hem batılılaşma aşamasında olanlara hem de olmadığını söyleyenlere ayna tutarak sinema şöleninde gösterebilmesidir.
Üniversiteden çok sevdiğim kıymetli hocamın, kaleme aldığı 'İki Yorgun Savaşçı'ya başlarken akademik ağır bir dil bekliyordum ama araştırmalarda ki derinliğe rağmen alana çok hakim olmayan birinin dahi rahatlıkla okuyabileceği bir eser olmuş.
Kitapta özellikle yakın zamanda projeler yazdığım veya okumalar yaptığım bazı konulardaki derinlemesine araştırmalar, farklı kişilerden yapılan derinlemesine alıntılar ufkumu genişletti. Örneğin bilim tarihinin yazımındaki adaletsizlikler, coğrafi isimlendirmelerin arkasındaki politik tercihler ve Türkiye’deki "aydın" profili ve batı karşısındaki tutumu gibi daha önce üzerine düşündüğüm konuları adeta hocamın rehberliğinde yeniden daha sağlam bir zeminde değerlendirme fırsatı buldum.
Yazarın metin boyunca ara ara okura dönüp soru sorması sonrasında cevap vermesi ve hatta bazen espri yapıp bizleri güldürmesi :-) adeta kitaptan ziyade sohbet havasına büründürmüş eseri.
Eserin sonlarına doğru tüm anlattıklarından sonra adeta şapkayı önüne alıp özeleştiri mahiyetinde kendisi ve din psikolojisi alanında Türkiye olarak ne kadar çalışma yapıyoruz, ne kadar evrensel bilgi üretiyoruz sorusunu soruyor.
Son olarak kitabın sonunda film okumaları kısmında 4 kıymetli filmin kısa yorumu yer alıyor özellikle Kış Uykusu filminin değerlendirmesinde Nuri Bilge Ceylan'ın başarısının altında yatan etkenleri sıralıyor.
Bu kıymetli eser ve bize kattığı vizyon için hocama şükranlarımı sunuyorum.
"İslami psikoloji bir çatışma ya da güç gösterisi değil, insanı anlamak için Batı psikolojisinin evrensellik iddiasıyla yapamadığını, pozitivizmle eksik bıraktığını, alternatif bir modelle manevi temellere sahip İslami perspektifle tamamlayan bir tekliftir."
"İslam bilim düşüncesinde bilgi, kişisel bir mülk değil insanlığa ait zenginliktir. Bir topluluğun -bu müslümanlar olsa- bile inhisarında kalması, bilgiye yapılacak en büyük kötülüktür."