Oraya gitmesini, orada yaprakların ona el sallayacağını, taşların gulumseyeceğini, nehrin sularının onu selamlayacağini söyledim. Orada ne yoksulluk, ne zenginlik, ne keder ne acı, ne kin ne nefret vardı. Orada herkes ölüm karşısında eşitti.
"Neresi orası?" diye sordu.
"Mezarı olmayan ölülerin diyarı," dedim.